Doğa bekçiyle değil, sevgiyle korunur.  

PİRİ REİS ve HARİTALAR
 
PİRİ REİS ve HARİTALAR
 
Unesco'nun desteği ile İstanbul Exhibitions ve Boyut Yayın Grubu tarafından ''Piri Reis ve 1513 Dünya Haritası: 500 Yılın Gizemi'' adıyla; MSGSÜ Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi'nde açılan sergiye davet edilince, koşarak gittim. Muhteşem sergiyi, gezip, bildiklerime, bilmediklerimi eklemek bende müthiş bir hayranlık uyandırınca bu yazıyı yazmak şart oldu.
 
Bugün uydudan istediğimiz anda dünyayı, kıtaları, oturduğumuz bölge ve sokağı, ikamet ettiğimiz yerin ayrıntılarını iki tık ile bulabiliyoruz. Oysa ki ilk haritalar, Kuzey Amerikalı Kızılderili'ler tarafından ağaç kabukları ve hayvan derilerine çizildi. Marshal Adaları yerlileri ise malzeme olarak bambu kamışları ve istiridye kabukları kullandılar. Eretostenos gibi bilginler, Kristof Kolomb gibi kaşifler, coğrafya çalışmalarının önderleri oldular.
 
Büyük Yunan yazarı Homeros (M.Ö 900 gibi) ''İlyada ve Odise'' eserinde ki anlatılarıyla, ilk bilinen yerlerle ilgili coğrafi bilgileri vererek, 'Coğrafya'nın Babası' ünvanını aldı.
 
 
M.Ö. 550'de Millet'li (Batı Anadolu kıyısı) , Tales ve öğrencisi Aniximander dünyanın düz olduğunu ve etrafının denizlerle çevrili olduğunu ileri sürdüler. Bilinen ilk harita, Anaximander haritasıdır.
 
Yunanlı'ların yaşadıkları bölgeler üzerinde sahip oldukları geniş coğrafya bilgileri, Herotodos'un eserlerinde ilk coğrafya yazıları olarak karşımıza çıkar.
 
M.Ö. 3. yy da İskenderi'yeli Eratostenos'un coğrafi bilgileri topladığı ''Geographia' kitabında; yeryüzünün bilinen parçalarının içinde bulunduğu bir harita hazırlamış ve dünyanın çevresini kesinlikle hesaplamış olduğunu görürüz. Bu haritada kullandığı çizgi sistemleri, enlem ve boylam öncüleridir. Eratostenos Coğrafya bilimini keşfetmiştir.
 
Marsilya'lı Piteas (M.Ö. 4.yy) İslanda Adası'na varmış, İlkçağ'ın en büyük kaşifidir. Keşifler haritaların can damarlarıdır.
 
Roma'lı coğrafyacı Strabon 'Geografphia' kitabıyla, M.S. 150 de Batlamyus eserleri ve yaptığı haritayla ortaçağ coğrafyacılarını etkilemiştir.
 
8000 yıllık bir geçmişe sahip olan harita çizimlerinin, 500 yıllık gizemini tarihsel dizinle ve ayrıntılarıyla inceleyebilmenin üzerimde bıraktığı derin etki ve heyecanla; Dünya'ya ait bu bilgilere göz attıktan sonra, kendi coğrafyamıza geçiyoruz. Görüyoruz ki, İslam egemenliği, haritayı da etkilemiş. 9. yy da Halife El-Me'mun dünya haritası kaligrafik özellikleriyle öne çıkarak, bir tablo görüntüsü vermiştir.
 
Yeniçağın başında Rönesans etkisinden haritacılıkta payını alarak, yükselişe geçmiştir. 1475-1554 tarihleri arasında yaşamış, deniz ve bilim adamı Piri Reis haritası; Unesco desteği ile 500. yılını kutlarken, gurur kaynağımız olmuştur. ''Piri Reis'in 500 Yıllık Gizemi'' sergisinde ''Kitap-ı Bahriye'' den seçilen haritalarla, Akdeniz bölgesi haritaları ele alınmış ve doğum yeri Gelibolu'dan Kahire'ye giden yol izlenerek serginin oluşumu sağlanmıştır.
 
Pîrî denizciliğe amcası Kemal Reis'in yanında başlamış, 1487-1493 yılları arasında birlikte Akdeniz'de korsanlık yapmışlar; Sicilya, Korsika, Sardunya ve Fransa kıyılarına yapılan akınlara katılmışlar. 1486'da Endülüs'te Gırnata'da katliama uğrayan Müslümanlar Osmanlı Devleti'nden yardım isteyince o yıllarda deniz aşırı sefere çıkacak donanması bulunmayan Osmanlı Devleti, Kemal Reis'i Osmanlı Bayrağı altında İspanya'ya göndermiş. Pîrî Reis, bu seferde amcası ile birlikte Müslümanları İspanya'dan Kuzey Afrika'ya taşımış.
 
Pîrî Reis, Osmanlı Donanması'nın Venedik Donanması'na karşı sağlamaya çalıştığı deniz kontrolü mücadelesinde Osmanlı donanmasında gemi komutanı olmuş, ilk kez savaş kaptanı olarak yaptığı başarılı savaşların sonucunda Venedikliler barış istemişler ve iki devlet arasında bir barış anlaşması yapılmış. Pîrî Reis, 1495-1510 yıllarında İnebahtı, Moton, Koron, Navarin, Midilli, Rodos gibi deniz seferlerinde görev almış. Akdeniz'de yaptığı seyirler sırasında gördüğü yerleri ve yaşadığı olayları, daha sonra Kitab-ı Bahriye adıyla dünya denizciliğinin de ilk kılavuz kitabı olma özelliğini taşıyacak olan kitabının taslağı olarak kaydetmiş.
Pîrî Reis, 1511'de amcasının deniz kazasında ölümünden sonra Muhiddin Reis ile Akdeniz'de bazı seferlere çıkmış ama daha çok Gelibolu'da kalmış, haritalarıyla kitabı üzerinde çalışmıştır. Bu haritalardan ve kendi gözlemlerinden yararlanarak 1513 tarihli ilk dünya haritasını çizmiş. Atlas Okyanusu, İber Yarımadası, Afrika'nın batısı ile yeni dünya Amerika'nın doğu kıyılarını kapsayan üçte birlik parça, bu haritanın günümüzde elde bulunan bölümüdür ve bu haritayı dünya ölçeğinde önemli kılan, günümüze kalmamış olan, Kristof Kolomb'un Amerika haritasındaki bilgileri içeriyor olması rivayeti olmuştur.
 
Pîrî Reis, 1516-1517 yıllarında İstanbul'a geldiğinde tekrar Osmanlı donanmasının hizmetine girmiş; Derya Beyi (Deniz Albayı) rütbesini alarak Mısır seferine gemi komutanı olarak katılmıştır. Bu sefer de Kahire'ye geçip Nil ırmağını çizmiştir.
 
Pîrî Reis, İskenderiye'nin ele geçirilmesinde gösterdiği başarılar ile padişahın övgüsünü kazanarak, sefer sırasında haritasını padişaha sunmuş. Günümüzde bu haritanın bir parçası mevcuttur, diğer parçası kayıptır. Bazı tarihçilere göre, Osmanlı padişahı dünya haritasına bakmış ve "Dünya ne kadar küçük!'' diyerek haritayı ikiye bölmüş ve "biz doğu tarafını elimizde tutacağız." Demiştir. Padişah, daha sonra 1929'da bulunacak olan diğer yarıyı atmıştır. Bazı kaynaklarca, günümüzde bulunamamış olan doğu yarısını, Hint Okyanusu'nun ve onun Baharat yolunun kontrolünü ele geçirmek için Padişahın yapacağı olası bir sefer için kullanmak istediği iddia edilmektedir.
 
Pîrî Reis seferden sonra, tuttuğu notlardan Bahriye için bir kitap yapmak amacıyla Gelibolu'ya dönmüş; derlediği denizcilik notlarını bir Denizcilik Kitabı (Seyir Kılavuzu) olan Kitab-ı Bahriye'de bir araya getirmiş.
Kanuni Sultan Süleyman'ın büyük fetihler döneminde Pîrî Reis, 1523'deki Rodos seferi sırasında da Osmanlı Donanması'na katılmış. 1524'de Mısır seyrinde kılavuzluğunu yaptığı sadrazam Pargalı Damat İbrahim Paşa'nın takdiri ve desteğini kazanınca, 1525'da gözden geçirdiği Kitab-ı Bahriye'sini İbrahim Paşa aracılığıyla Kanuni'ye sunmuş.
 
Pîrî Reis, 1528'de, ilkinden daha içerikli ikinci dünya haritasını çizmiş.
1533 yılında Barbaros Hayrettin Paşa Kaptan-ı Derya olunca Pîrî Reis de Derya Sancak Beyi (Tümamiral) ünvanı almış, sonraki yıllarda, güney sularında devlet için çalışmış. Barbaros'un 1546'da ölümünün ardından Mısır Kaptanlığı (Hint Denizleri Kaptanlığı) yapmış. Umman Denizi, Kızıl Deniz ve Basra Körfezi'ndeki deniz görevlerinde bulunmuş.
 
Mısır Kaptanı Pîrî Reis 1552'de Umman ve Basra üzerine 30 gemiyle çıktığı seferde, Hürmüz Kalesi'ni kuşatmış. Portekizlilerden aldığı haraç karşılığı kuşatmayı kaldırdı ve donanmasıyla Basra'ya dönmüş. Tamire muhtaç donanmayı orada bırakıp ganimet yüklü üç gemi ile Mısır'a döndü, gemilerden birisi yolda battı. Donanmayı Basra'da bırakması kusur sayıldığı için Mısır'da hapsedilmiş. Basra valisi Kubat Paşa'ya ganimetten istediği haracı vermemesi, Mısır Beylerbeyi Mehmet Paşa'nın politik hırsı yüzünden hakkında padişaha olumsuz rapor verilerek ve dönemin padişahı Kanuni Sultan Süleyman'ın fermanı üzerine 1554'te boynu vurularak idam edilmiş.
 
80 yaşının üzerinde olan Pîrî Reis'in, Osmanlı donanmasında yaptığı son görev idamıyla sonuçlanan Mısır Kaptanlığı olmuş ve terekesine devletçe el konulmuş.
Kitab-ı Bahriye (Pîrî Reis'in 1526'ya kadar olan yaşamı Kitab-ı Bahriye'den izlenebilir.), Piri Reis'in Haritası (İlk Dünya Haritası), Hadikat'ül Bahriye, Bilad-ül Aminat, Eşkalname bu derin bilgi dolu deniz adamının eserleridir.
 
PİRİ REİS HARİTASI
Piri Reis'in harita üstüne düştüğü notlarla haritayı nasıl yaptığına açıklık getiriyor.
''Bu haritayı nasıl yaptığımı anlatmak istiyorum. Bu haritanın benzeri hiç kimse de yoktur, ben bunu bu hale getirdim. Özellikle İskenderiye zamanında şekillenmiş haritalardan bilinen yeryüzü anın içinde malumdur. Müslümanlar bu haritalara coğrafya derler. Sekiz coğrafya ve bir Garbi Hind (Amerika) haritasından varup Portakal (Portekizlerin) şimdi yazmış oldukları haritalardan Hint ve Çin diyarı. Biri de Kolomp tarafından yapılan haritadır. Bu kıyasla haritaları önüme koydum ve bu haritayı yaptım. Şöyle ki bu haritalar, denizciler arasında ne kadar doğru biliniyorsa, benim yaptığımda onlara dayalı olduğu için o kadar doğrudur.''
 
HARİTANIN BULUNUŞU
Harita, 9 Kasım 1929'da Topkapı Sarayı'nda, sarayı müzeye dönüştürme sırasındaki envanter çalışmaları sürerken Milli Müzeler Müdürü Halil Ethem Eldem tarafından tesadüfen bulunmuştur. Halil Ethem Bey, o sırada İstanbul'da bulunan ve Türk denizciliği hakkında uzman olan Alman bilim adamı Prof. Paul Kahle'den bu haritayı incelemesini istemiş ve Paul Kahle bu haritanın, Piri Reis'in ilk dünya haritası olduğunu teşhis etmiştir.
 
Prof. Kahle, harita ile ilgili inceleme sonuçlarını 1931 yılında 18. Doğubilimleri Kongresi'nde sunmuş, haritanın üzerindeki notları hasan Fehmi Bey latin harflerine aktarmıştır. Türk tarihi araştırma Kurumu Başkanı Prof. Yusuf Akçura 1935 yılında “Piri Reis Haritası hakkında İzahname” isimli kitabı Türkçe, Almanca, Fransızca ve İngilizce olarak yayımlamıştır. 1954 yılında yayımlanan En Eski Amerika Haritası adlı kitabında Prof. Dr. Afet İnan haritanın kenar notlarının, osmanlı Türkçe'sinden yeni harflere çevirilerini yayımlamıştır. 6 Temmuz 1960 tarihinde Prof. Charles Hapgood, ABD Hava Kuvvetlerinde görevli Albay Harold Ohlmeyer’e bir mektup gönderip 1513 tarihli Piri Reis Haritasında bulunan bir özellik üzerine görüş talep etmiştir. Albay Ohlmeyer’in cevabı dünyada bir bomba etkisi yaratır. Bunun üzerine Prof. Hapgood 1966 yılında yazdığı “Maps of the Ancient Sea Kings” isimli kitabı ile Piri Reis 1513 Haritası’nın önemini bütün dünyaya duyurmuş olur.
 
Amerika’nın doğu ve Afrika'nın batı kıyılarını gösteren bu harita, Albay Ohlmeyer’in de belirttiği gibi Antartika kıtasının buzullardan arındırılmış kara sahilini gösteriyordu. Halbuki Antartika’nın buzullardan arındırılmış hali en az MÖ 9.000 döneminden önce mümkün idi. Böylece 1513 tarihli Piri Reis Haritası dünya tarihinde üzerinde en çok konuşulan harita özelliğine kavuştu.
 
Günümüze dek varlığını koruyan, en eski dünya haritalarından biri olan Piri Reis 1513 Dünya Haritası Unesco tarafından dünya kültürel mirasının paha biçilemez bir parçası olarak kabul edilerek, 2013 yılı haritanın 500. Yılı’nı kutlama ve anma yılı oldu.
 
Bu muhteşem sergide, Piri Reis öncesi dünyaya bakış, 1929’dan günümüze haritanın hikayesi, 1513 Dünya Haritası’nın özellikleri, çağdaş Türk tasarımcıların gözünden Piri Reis haritalarının yanı sıra bu haritaların geleneksel çini sanatına yansımalarını içeren bir de çini koleksiyonu yer alıyor. Çini sanatçısı Fahri Çetinkaya’nın çini objelerinden oluşan koleksiyon stantları gözlerinizi kamaştırabilir.
 
Istanbul Exhibitions; çevre, bilim, doğa, tarih, kültür, eğitim gibi konularda yaygın olarak ziyaret edilen müze kalitesinde sergileri Türkiye’ye kazandırıyor.
 
Boyut Yayın Gurubu, lisans aldığı 21 ülke yayıncıları ve lisans verdiği 4 ülke yayıncıları ile Türkiye’nin tek uluslararası yayın kuruluşu olarak çalışmalarını sürdürüyor.
 
Bizlere de ayağımıza kadar getirilen bu güzellikleri gidip görmek kalıyor. Bu hafta sonu ailenizi ya da arkadaşınızı alın yanınıza ve Piri Reis'in 500 yıllık gizemini keşfe çıkın.
 
Sergi İstanbul MSGSÜ Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi'nde 31 Mayıs tarihine kadar görülebilir.
 
Harika ÖREN

 

 


Ekleyen Bir Demet Nergis
Tarih 26.3.2013 22:27:26
Yazdır Yazdır
Okunma 2464
Eklenen Yorumlar 
  • Diğer Başlıklar
  • ‘’CUMHURİYET’in IŞIĞINDA BEŞİKTAŞ’’ SERGİSİ AÇILDI
  • SO ART PROJECT & MUCİZEVİ YANSIMALAR
  • ’İKİ DOSTYÜREK, İKİ FIRÇA’’ Resim Sergisi
  • ‘’Zamansız, mekânız, yorumsuz’’ Bir Sergi
  • MARDİN’de İSTANBUL DÜŞLERİ
  • NEŞE SELİ BODRUM SERGİSİ
  • RENKLERLE İLK ADIM SERGİSİ
  • TATİL MODASI
  • Kuşadası ‘’HERYERDE HERKES İÇİN SANAT HAREKETİ ‘’
  • XXL ŞAPKALAR ALTINDA YAZ
  • Son : 10 Gösteriliyor | Devamı ->

     

           

    Bu websitesi 1360x768 pixel'de en iyi görüntüyü vermektedir. http://www.birdemetnergis.com/ ® 2013. Tüm Hakkı Saklıdır.      Site İçeriği İzin Almadan Kullanılamaz.   Tasarım: Linear Yazılım