Doğaya karşı işlenen bir suçun öcü, insan adaletinden daha zorlu olur  

VAHAP AVŞAR ''Kara Albüm''

 
Vahap Avşar’ın Rampa’daki ikinci sergisi olan “Kara Albüm”, 21 Kasım 2013 – 4 Ocak 2014 tarihleri arasında gerçekleşiyor.
21 Kasım akşamı açılışı yapılan sergi, ilginç desenler ve ters konmuş heykeller ile orijinal bir görünüm oluşturdu.
 
Avşar’ın bu sergisi, Rampa’da 2010 yılında yer alan sergisine göre daha karanlık ve biçimsel olarak farklı bir yere yönelirken, merkezinde güç ilişkilerini sorguluyor. Sanatçı bu sergide, gündelik olanın içindeki siyasetle, kapalı ve sessiz bir tavırla ilgilenmeyi tercih ediyor. Sergide, Avşar, eski ve yeni işlerini karşılaştırmalı olarak yan yana yerleştiriyor. Sanatçının sıklıkla ilgilendiği akışkanlık, geçirgenlik, zıtlık, siyah ve beyazın netliği gibi biçimsel özelliklerin sınırlarını kavramsal karşılıklarına doğru genişletiyor.
 
 
 
Avşar’ın 9 Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’ndeki öğrencilik yıllarından, 1988 tarihli Gece Vardiyası 2 isimli iş, “ustası” olarak tanımladığı sanatçı tarafından yapılan bir Atatürk heykelinin, hocasının atölyesinde çekilen bir fotoğrafı. Fotoğraf, hem her şeye gücü yeten bir kurucu figürü sergilediği, hem de hocasının stüdyosu gibi bir mekanda çekildiği için, toplumun bir güç simgesini nasıl sunduğu ve onunla ne yolla iletişime geçtiğini vurguluyor. Atölye sisteminin düzeni oluşturduğu Rönesans döneminden beri sanat alanındaki üretimin temelini oluşturan, ustayla öğrenci arasındaki ilişkideki güç hatlarını ve bunun öğrencinin pratiğine nasıl uzandığını bu sergide görebiliyoruz. Kimi zaman besleyici, kimi zaman sinir bozucu ve engelleyici nitelikteki ilişki öğrencinin kendisi bir ‘ustaya’ dönüşse bile etkisini sürdürüyor.
 
Bildiğimiz Üzere 20. Yüzyıl (2012) adlı eser baş aşağı duran dört sütunun altına yerleştirilmiş gerçek boyuttaki dört büstten oluşan bir enstallasyon. Bir kare oluşturacak şekilde konumlandırılmış sütunların altlarındaki büstler, kare içerisinde yer alan diğer kafaya saat yönünde bakacak şekilde yerleştirilmiş. Böylelikle sanatçının büstü, sanatçının hocasına ait olan büste bakarken, sanatçının hocası Beuys’a, Beuys ise Duchamp’a, son olarak da Duchamp sanatçıya bakmaktadır. Böylelikle bir döngü tamamlanmış olur. Doğrudan Gece Vardiyası 2 adlı eserle konuşan bu enstallasyon bizi usta ile öğrenci arasındaki ilişkiyi barından sanat tarihi içerisinde bir geziye çıkarır.
 
Sergiye adını veren Kara Albüm isimli işler ise katranlı keçe üzerine metalik gümüş boya uygulanarak yapılmış. Büyük bir tekne içerisindeki metalik renkli boya, sanatçının kariyerinin ilk yıllarda sürekli kullandığı bir malzeme olan asfalt ile bir araya geldiğinde donuyor ve şu anda sergi alanında görülen formlar ortaya çıkıyor. Avşar’ın 1990 yılında yaptığı ve artık var olmayan Asfalt Desenleri, sanatçının işten eve döndüğünde, geceleri yaptığı ve o günün düşünce sürecinden arta kalanları yansıttığı, aynı zamanda ürettiği bir çok eserin kavramsal kısmını temsil eden fiziksel kalıntılar olarak görülebilir. Elbette bu kalıntılar (kavramsallaşmanın getirdiği) büyük bir dalgayla tertemiz yıkanan yüzey üzerinde zamanla çökelir. Benzer şekilde, Kara Albüm işlerinin donma anının meçhullüğü de planlanmış bir olasılık olabilir.
 
Bu resimlere biçimsel olarak çok yakında duran 1994 tarihli Renk Deresi isimli video çalışmasında nehir akmayı sürdürürken suyun rengi daima değişmektedir. Biçimsel olarak bizi yakalayan ve bir eylemin ortasında yakalanmış hissini uyandıran resimler gibi video da bizi kelimenin tam anlamıyla akışkan bir yere taşır. Metaforik olarak, burada gündeliğin gerçekliği sabitlenmiş değil, hatta bizi ‘yarın’ olacak olan durumun kıyısında tutuyor.
 
Patlama Resimleri Serisi’ne ait 2011 tarihli İzlanda ve Shell adlı resimlerde Avşar, iki benzer ve etkileyici anı yakalar. Bu iki eser, sessizliğin bozulduğu, bizi neyi beklediğini bilmediğimiz bir belirsizlik anında kaldığımız ve anın muhteşemliğine hayranlıkla bakakaldığımız birer patlama anının resimleridir.
 
1990 yılına ait olan Negatif 1-3 adlı işler ise hastane ortamında yakalanmış anların ters görüntülerinden oluşan bir dizi fotoğraf olarak karşımıza çıkıyor. Bu üç imge röntgene olan biçimsel göndermeleriyle gerçeklikle olan bir çatışmaya işaret ediyor. Kariyeri boyunca Avşar’ın sahip olduğu özelliklerinden biri de teşhiste uzmanlaşmış fakat tedaviyle ilgilenmemiş olmasıdır. Röntgene benzer bu görüntüler gerçekten de görüntüyü yakalayanın dikkatlice sorunla özdeşleşmekten kaçındığı, daha çok teşhis koyabilmek için sorundan kendini soyutlayıp, ‘ötekinin’ sorunlarını belirlemek için gösterilen çabanın içkin temsilleridir.
 
Vahap Avşar (1965, Malatya) 1985-1989 arasında İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde eğitim gördü. Avşar burada Cengiz Çekil’le tanıştı ve bir süre Çekil’in heykel atölyesinde asistanlık yaptı. Mezuniyetinden sonra, yüksek lisans derecesini elde ettiği ve doktora derslerini tamamladığı Bilkent Üniversitesi’nde araştırma görevlisi olmak üzere Ankara’ya taşındı. Avşar, 1995’teki bir sanatçı misafiri programının ardından New York’a yerleşti.
 
Kişisel sergileri arasında “iBerlin”, TANAS, Berlin (2012); “Noneisafe”, Charles Bank Gallery, New York (2011); “Vahap Avşar”, Rampa, İstanbul (2010); “Come Who Ever You Are”, W139, Amsterdam (1993) ve “Myths”, Galeri Zon, Ankara (1991) yer alır. Katıldığı karma sergilerden bazıları “Zwölf im Zwölften”, TANAS, Berlin (2011); İkinci Sergi, ARTER, İstanbul (2010); “Seni Öldüreceğim için Çok Üzgünüm!”, Proje 4L, Istanbul (2003); 5. Uluslararası İstanbul Bienali, İstanbul (1997); “Gar”, TCDD Sanat Galerisi ve Ankara Merkez Tren Garı, Ankara (1995); 5. Havana Bienali Sanat Sergisi (1994); “Elli Numara – Anı Bellek II”, Akaretler 50, İstanbul (1993) ve “Bir Başka Sanat Toplu Sergi Gösterisi: Joseph Beuys Anısına”, Alman Kültür Merkezi, İzmir (1986).
 
Avşar Brooklyn, New York’ta yaşıyor ve çalışıyor.
 
Harika ÖREN
 

 


Ekleyen Bir Demet Nergis
Tarih 27.11.2013 00:26:58
Yazdır Yazdır
Okunma 1281
Eklenen Yorumlar 
  • Diğer Başlıklar
  • ‘’CUMHURİYET’in IŞIĞINDA BEŞİKTAŞ’’ SERGİSİ AÇILDI
  • SO ART PROJECT & MUCİZEVİ YANSIMALAR
  • ’İKİ DOSTYÜREK, İKİ FIRÇA’’ Resim Sergisi
  • ‘’Zamansız, mekânız, yorumsuz’’ Bir Sergi
  • MARDİN’de İSTANBUL DÜŞLERİ
  • NEŞE SELİ BODRUM SERGİSİ
  • RENKLERLE İLK ADIM SERGİSİ
  • TATİL MODASI
  • Kuşadası ‘’HERYERDE HERKES İÇİN SANAT HAREKETİ ‘’
  • XXL ŞAPKALAR ALTINDA YAZ
  • Son : 10 Gösteriliyor | Devamı ->

     

           

    Bu websitesi 1360x768 pixel'de en iyi görüntüyü vermektedir. http://www.birdemetnergis.com/ ® 2013. Tüm Hakkı Saklıdır.      Site İçeriği İzin Almadan Kullanılamaz.   Tasarım: Linear Yazılım